 |
| Faaliyetlerimiz |
|
Toplumsal Sorumluluk ve Çevre Etkinlikleri
Raylar Üstünde Bir İnsan Hakları Yolculuğu
Çevre Sağlığı
Ortaklarımızın bilgisine sunulacak hususlar
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Raylar Üstünde Bir İnsan Hakları Yolculuğu
Beş yıldır, sosyal sorumluluk projesi olarak, Aile İçi Şiddete Son Kampanyası’nı başarıyla yürüten ve toplumun pek görmek istemediği bu sorunla ilgili ciddi bir farkındalık yaratan Hürriyet için 2008 çok önemli bir yıldı; çünkü 60’ıncı yaşını kutladı. Tarihine, birikimine ve bunca yılda geldiği noktaya uygun bir sosyal sorumluluk çalışması yürütmek gerekiyordu.
2008 aynı zamanda Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin de 60’ıncı yılı olunca, bu anlamlı tesadüfü anlamlı bir buluşmayla gündeme taşıyacak proje oluştu: "Hürriyet Hakkımızdır!" zaten aile içi şiddet de bir insan hakları konusuydu. İki sosyal sorumluluk alanı, Hürriyet'in Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü yönetiminde tüm Türkiye'yi kucaklayan bu projede çok güzel örtüştü. 45 günde, içinden demiryolu geçen 43 şehre uğrayan kocaman ve dopdolu bir trenle yürütülen "Hürriyet Hakkımızdır/Tren Özgürlüktür" adlı projede pek çok "ilk" vardı:
* Türkiye'de özel ve büyük bir medya kuruluşu ile TCDD gibi, yine büyük bir kamu kuruluşunun ortaklaşa yaptığı bu kapsamda ilk proje oldu. Her iki kurumla birlikte topluma, sosyal sorumluluk alanında birlikte başarıyla hareket edebileceğini gösterdi, bundan sonra yapılacak çalışmalara ışık tuttu.
* Ulusal medyanın Anadolu ile bugüne kadar çok sıkı bir şekilde kurulamayan ilişkisinin ilk adımları bu projeyle atıldı. Hem yerel basın, hem de yereldeki okuyucu ile daha yakından tanışma sağlandı.
* Proje boyunca yüz yüze görüşülen insanlar, yayınlar ve dağıtılan materyallerle yüz binlerce kişiye ulaşıldı, günümüzde çok ihtiyaç hissedilen "hak" kavramı gündemde tutuldu, şehirlerin bu konudaki nabzı tutuldu. Yapılması gereken şeyler ortaya çıktı, tartışıldı ve bundan sonraki yol haritalarının ilk taslakları belirdi.
* Bugüne kadar hep siyasi çerçevede ele alınan insan hakları konusu, gündelik hayatımızın ve geleceğimizin doğal ve olağan bir gereksinimi olarak ele alındı.
Kars'tan Edirne’ye Hürriyet
Türkiye’de bu tür projelerde, genelde batıdan doğuya gidilir. Hürriyet Hakkımızdır projesi, Türkiye’nin en doğusundan başladı. Doğuyu batıya taşıdı. Kars’tan yola çıkan tren, Edirne’de tamamladı yolculuğunu. Yaklaşık on bin kilometre yol katetti. Her gün bir şehirde etkinlikler düzenledi; Akbank Çocuk Tiyatrosu oyunları, Uluslararası Af Örgütü atölyeleri, aile içi şiddete son ve insan hakları seminerleri, Konda anketleri, sergiler ve halk konserleriyle garları bugüne kadar hiç görmedikleri kalabalıklarla buluşturdu. 13 vagondan oluşan, 340 metre uzunluğundaki tren, gittiği her şehirde coşkuyla karşılandı; insanlarda, trene özlemin getirdiği çocuksu sevinçler yaratırken, halk ve sivil toplum örgütlerini, yerel yönetimleri bir araya getirdi, insan hakları ve aile içi şiddet konularında farkındalık yarattı.
Hürriyet'in iki yazı işleri toplantısı, biri Erzurum, biri Diyarbakır olmak üzere, tren yolculuğu sırasında vagonda yapıldı.
Bütün etkinlikler her gün Hürriyet sayfalarına geniş bir şekilde taşındı ve etkisi bir şehrin garından tüm Türkiye'ye yayıldı.
Yolculuk sonunda projeyle ilgili fotoğraf sergileri açıldı; bir de "Upuzun Bir Hürriyet Yolculuğu" kitabı yayınlandı.
Şiddet Kampanyası Dışa Açıldı
Hürriyet'in Aile İçi Şiddete Son Kampanyası da, beşinci yılına girdiği 2008'de tüm hızıyla sürdü. 15 Ekim 2007’den bu yana faaliyetini aralıksız sürdüren, Türkiye’nin ilk ve tek 7 gün 24 saat hizmet veren Acil Yardım Hattı'nın görünürlüğü arttırıldı. Arama sayısı 12 bine, yardım edilen şiddet görmüş kadın sayısı 4 bine ulaştı. Hayatı kurtarılan kadınların sayısı her geçen gün yükseldi.
2008’de Aile İçi Şiddete Son “dışarı” açıldı. Başka kurumların da desteğini almaya başladı. İpekyol aile içi şiddeti anlatan tişörtler tasarlayıp satmaya başladı, Penti tüm çorap paketlerine kampanya ve hattın bilgilerini koyarak milyonlarca kadına ulaşmaya başladı. Troya satılan gösterileri biletlerinin belli bir miktarını hattın sürdürülebilirliği için kampanyaya bağışlama sözü verdi. Hürriyet Kurumsal İletişim Koordinatörlüğü, destekçilerin sayısını artırmak için çalışmalarını sürdürüyor.
Şarkılarla Sosyal Sorumluluk
Kampanya 2008'de yine bir ilk olarak, Güldünya Şarkıları albümünü çıkardı. Türkiye’nin 13 ünlü kadın sesi, Aile İçi Şiddete Son demek için şarkı söylemeye ikna edildi, şarkılar özenle seçildi ve şık tasarımı, anlamlı mesajları ve yüksek müzikalitesiyle Güldünya Şarkıları adlı CD, DMC’den satışa sunuldu, “Dünya Kadına Yönelik Şiddete Son” günü olan 24 Kasım 2008'de, halen satılıyordu.
Sezen Aksu, Ajda Pekkan, Nazan Öncel, Emel Müftüoğlu, Aynur, Zuhal Olcay, Aylin Aslım, Nilüfer, Şebnem Ferah, Şevval Sam, Rojin, Ayten Alpman ve Funda Arar'ın birer şarkı söylediği albüme, Sezen Aksu sesinin yanı sıra, CD kitapçığına yazdığı yazıyla da adını verdi. Nazan Öncel, Ajda Pekkan ve Şevval Sam yepyeni şarkılarını hediye ettiler. Diğerleri, birbirlerinin şarkılarına yeni bir yorumla hayat verdi. Albüm için şarkıcılar, aranjörler, besteciler, söz yazarları kadar, fotoğrafçılar, reklamcılar da seferber oldu. Her bir şarkının, mümkün olduğunca kadına yönelik farklı bir şiddeti ya da bu şiddete isyanı anlattığı albümde, istemediği biriyle zorla evlendirilen bir Kürt kızının hikâyesi de var, aşkın şiddetini yaşayan kadının acıları da: Abisine "beni vurma" diyen Güldünya, polisin dövdüğü işçi kızı Leyla, sevgilisine veda eden Kibritçi Kız, görevlerinin çokluğuna karşı hükmü olmayan ya da dünden sonra ile yarından önceyi yaşamak isteyen, "sil baştan" demek isteyen kadın...
Bu kadın seslerinin ilk kez bir araya geldiği albümün geliri, olduğu gibi hattın sürdürülebilirliği için proje ortağı Aralık Derneği'ne bağışlanıyor.
Ancak bu sadece hatta maddi gelir sağlamak amaçlı bir çalışma değil. Güldünya Şarkıları, bir yandan da şiddetin varlığını sürekli gündemde tutan, farkındalık yaratmaya devam eden bir çalışma.
Toplumsal Yatırım Stratejisi
Bu projeleri üst üste koyup baktığımızda, Hürriyet’in toplumsal yatırım stratejisi ortaya çıkacaktır. Bir gazetenin diğer ürünlerden en büyük farkı, her gün toplumsal etkiler yaratabilmesi olduğuna göre, Hürriyet'in toplumsal yatırımlarının toplumun zayıf yönlerini güçlendirmek üzerine odaklanması doğaldır.
Önümüzdeki yıllarda devam edecek her iki proje de bu yaklaşımın birer örneği. Dünyada her alanda olduğu gibi, Kurumsal Sosyal Sorumluluk alanında da gelişmeler var, işin felsefesi değişiyor. Sosyal Sorumluluk çalışmaları, şirketin itibarını artırmak için yapılan bir çeşit reklam gibi görülmüyor artık. Batıda büyük şirketler, ancak var olmalarını ve büyümelerini sağlayan toplumların gelişmesiyle yaşayabileceklerini görüyorlar. Onlara karşı sorumluluklarını samimi ve sürdürülebilir bir şekilde yürütmeleri gerektiğinin farkındalar. Hürriyet de öyle.
ŞİDDET GÖREN KADINLAR İÇİN KİM HANGİ ŞARKIYI SÖYLEDİ
1) KORO (Nazan Öncel, Aylin Aslım, Aynur, Nilüfer, Zuhal Olcay, S.Aksu, Rojin) "Kadınlar Vardır"
2) Sezen Aksu "Güldünya"
3) Ajda Pekkan "Kadın Dediğin"
4) Nazan Öncel "Leyla"
5) Emel Müftüoğlu "Adım Kadın"
6) Aynur "Qumrike/Kumrucuk"
7) Zuhal Olcay "Neyse"
8) Aylin Aslım "Karar Verdim"
9) Nilüfer "Sanane Kimene"
10) Şebnem Ferah "Masum Değiliz"
11) Şevval Sam "Kibritçi Kız"
12) Rojin "Sil Baştan"
13) Ayten Alpman "Ve Tanrı Aşkı Yarattı"
14) Funda Arar "Dünden Sonra Yarından Önce"
Bir Arada Yaşayabilme Mesajı
Hürriyet Hakkımızdır Treni, upuzun, rengarenk, kalabalık bir trendi. 340 metre uzunluğunda, üç metre eninde, yani 1014 metrekarelik bir yaşam ve çalışma alanı. Tren üzerinde 80 kişi çalıştı. Hepsinin de önemli bir işlevi vardı rayların üzerinde. Hürriyet Kurumsal İletişim ekibi, yarattığı ve geliştirdiği projenin hayata geçmesi için herkesin uyum içinde çalışmasını ve ziyaret edilen şehirlerdeki insanlarla ilişkileri sağladı. Treni ziyaret eden devlet görevlilerini, sivil toplum kuruluşlarını, politikacıları ağırladı.
Devlet Demiryolları personeli, trenin güvenli bir yolculuk yapmasından demiryollarının tanıtılmasına ve raylar üzerindeki hayatın kolaylaştırılmasına kadar çok yönlü bir görevi üstlendi. CNN Türk, bütün bu yolculuğu, ama canlı yayınlarla, ama röportaj ve özel haberlerle ekrana taşıdı. Akbank Çocuk Tiyatrosu her gün Anadolu masallarından bir insan hakları manifestosu yarattı, çocukları eğlendirirken bilgilendirdi. Uluslararası Af Örgütü ekibi çocuklara ve gençlere haklarını anlatırken, onların haktan ne anladığını öğrendi ve Türkiye'nin gündemine taşıdı. Mimar Sinan Üniversitesi Fotoğraf Bölümü ve belgesel ekibi, bu uzun turu fotoğraf ve filmlerle ölümsüzleştirdi. Konda Araştırma Şirketi elemanları, gittiğimiz şehirlerdeki kadınların hak algısını ölçtü ve araştırma sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı.
Aile içi şiddet ve insan hakları eğitmenleri, her gittiğimiz yerde kadınlar, erkekler, çocuklar, gençler, yaşlılarla haklarımızı konuştu.
Bu projenin bir önemli başarısı da daracık bir alanda, siyasal görüşü, cinsel tercihi, eğitimi, ekonomik durumu, her şeyi birbirinden farklı 80 insanın, barış içinde bir arada yaşayabileceğini göstermesiydi. Tek başına bu bile Hürriyet'in topluma önemli bir mesajıydı.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Çevre Sağlığı
Baskı Tesislerinde Çevre Sağlığı ve Çevre Kurumu
Kâğıt Kullanımı
Hürriyet tesislerinde genel kâğıt tüketiminin %21'lik bir kısmını kısmen geri dönüşüm yöntemiyle (recyled) üretilmiş kâğıtlar oluşturmaktadır. Yıllık yaklaşık olarak 40 bin ton geri dönüşüm yöntemiyle üretilmiş gazete kâğıdı kullanılmaktadır.
Kimyasal Arıtma
Tesislerde üretim sonucu çıkan sıvı kimyasal atıklar özel atık su tesisatıyla toplanmakta ve kimyasal arıtmaya gönderilmektedir. Kimyasal arıtmadan geçen atık sular daha sonra biyolojik arıtmaya gönderilmektedir.
Biyolojik Arıtma
Tesislerden çıkan evsel atık sular ve kimyasal arıtmadan geçen atık sular biyolojik arıtma sonrası, resmi kurumlarca belirtilen standartlara uygun olarak atık su toplama kanallarına verilmektedir.
Arıtma tesislerinin işletmesi uzman firmalar tarafından yapılmaktadır. Her gün su örneklerinin alındığı ve gerekli kontrollerin yapıldığı arıtma tesisleri, ilgili resmi kurumlarca da her ay kontrol edilmektedir.
Biyolojik ve kimyasal arıtmaya verilmeyen diğer ürünler Çevre Bakanlığı’ndan lisanslı firmalara gönderilmektedir.
Atık Kâğıt
Üretim sonucu çıkan kâğıt atıklar, toplama alanlarında biriktirilmekte ve geri dönüşüm amaçlı hurdaya verilmektedir.
Atık Alüminyum Kalıp
Baskıda kullanılan alüminyum kalıplar üretim sonrasında atık toplama alanlarında biriktirilmekte ve geri dönüşüm amaçlı hurdaya verilmektedir.
Atık Plastik Bidon ve Metal Varil
Üretimde kullanılan hazne suyu, solvent, yağ gibi kimyasal madde bidon ve varilleri atık toplama mahallerinde biriktirilmekte ve geri dönüşüm amaçlı hurdaya verilmektedir.
Atık Madeni Yağ
Makinelerde kullanım süresi dolan madeni yağlar kanalizasyon sistemine dökülmeyip, atık olarak varillerde toplanmakta ve daha sonra hurdaya verilmektedir.
Gaz Emisyonu
Gazete baskı makineleri elektrikle çalışmakta olup üretim sırasında atmosfere gaz emisyonu bulunmamaktadır.
Çevre Temizliği
Tesislerin çevre temizliği, ilgili temizlik firmaları tarafından her gün düzenli olarak yapılmaktadır.
Yeşil Alanların Bakımı ve Ağaç Dikimi
Tüm tesislerde yeşil alan olarak ayrılan bölgelerin bahçe düzenlemesinin bakımları, uzman firmalarca düzenli olarak yapılmaktadır.
İdari Binalarda Çevre Sağlığı ve Çevre Koruması
Şirket merkezinden (Hürriyet Medya Towers) çıkan endüstriyel nitelikli atık sular, düzenli olarak bir atık su arıtma firmasına arıtmaya gönderilmektedir.
Şirket merkezindeki soğutma grupları dört yıl önce yenilenerek yeni nesil soğutma cihazlarında kullanılan çevre dostu bir soğutucu gaz olan R 134 a gazıyla teçhiz edilmiştir. Yeni alınan tüm soğutucu ve soğutuculu cihazların çevre dostu soğutucu gaz içermesine özellikle dikkat edilmektedir.
Bina yangın söndürme sistemindeki yangın söndürücü halon tüpler iptal edilmiş, yerine FM 200 gazı içeren çevre ve insan sağlığına karşı daha uyumlu ve AB standartlarına uygun bir sistem kurulmuştur.
Çevreye verilen zararlardan dolayı Şirket aleyhine açılan dava yoktur.
-------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
Ortaklarımızın bilgisine sunulacak hususlar
Bağış ve Yardımlar
Şirket'in 2008 yılında kamu yararına, çeşitli vakıf ve derneklere yapmış olduğu bağışların dökümü aşağıda gösterilmiştir (TL):
| Milli Eğitim Bakanlığı |
385.977 |
| Aralık Gönüllü Eğitim ve Kültürel Araştırmalar Derneği |
118.140 |
| Aydın Doğan Vakfı |
36.530 |
| Galatasaray Üniversitesi |
31.863 |
| Türk Eğitim Vakfı |
19.985 |
| Diğer Bağışlar |
392.820 |
| Toplam |
985.315 |
Diğer hususlar
2005 yılı II. tertip yasal yedek akçe tutarının hatalı hesaplanmasından kaynaklanan 406.354 TL’lık fark Sermaye Piyasası Kurulunun 03.12.2007 tarih ve B.02.1.SPK.0.13-1845/28610 sayılı yazıları gereğince 2008 yılında olağan üstü yedekler hesabından alınarak II. tertip yasal yedek akçe hesabına kaydedilmiştir.
|
|